SKIP TO CONTENT

PEUGEOT olarak, insanların dünyaya farklı perspektiflerden bakmalarına ilham veren yaratıcılığı, keşfi ve yenilikçi düşünceyi destekliyoruz. 
Bu vizyonla, 212 Photography İstanbul’un ana sponsoru olarak fotoğraf sanatının sınırları aşan anlatım gücünü ziyaretçilerle buluşturuyor; 
sanat, tasarım ve inovasyonu aynı platformda bir araya getiriyoruz. 
JILL GREENBERG MONKEY PORTRAITS & PAINTINGS
26 EYLÜL - 11 EKİM
📍  Eski Posta Han'ı
JILL GREENBERG MONKEY PORTRAITS & PAINTINGS
26 EYLÜL - 11 EKİM
📍Eski Posta Han'ı
 
PEUGEOT için yolculuk yalnızca bir noktadan diğerine ulaşmak değil, yeni perspektifler keşfetmektir. 212 Photography Istanbul kapsamında sergilenen Monkey Portraits, tıpkı markamızın ilham veren bakış açısı gibi, ziyaretçileri dünyayı ve kendilerini yeniden keşfetmeye çağırıyor.

Her şey tek bir portreyle başladı.

 

2001 yılında Jill Greenberg, bir reklam çekimi sırasında Katie adlı beyaz bir kapuçin maymununu fotoğrafladı. Çekim tamamlandıktan sonra, programda kalan kısa bir boşlukta onun bir portresini çekmeye karar verdi. Kontakt baskılar eline ulaştığında, karşısındaki yalnızca etkileyici bir hayvan portresi değildi. Katie’nin bakışlarında ve yüz ifadelerinde, insan davranışlarına dair yeni bir anlatının izlerini görüyordu. Bu rastlantı, sanatçının beş yıl boyunca farklı primat türleriyle çalışacağı Monkey Portraits* serisinin başlangıcı oldu.

 

İlk bakışta bu fotoğraflar maymun portreleri gibi görünür. Ancak biraz daha uzun bakınca, fotoğrafların konusu sessizce değişmeye başlar. Greenberg’in stüdyo ışığıyla kurduğu kusursuz portre estetiği de bu karşılaşmayı daha güçlü hâle getirir. İzleyici, maymunları antropomorfik bulmaktan çok, insan davranışlarının ne kadar hayvani olabileceğini düşünmeye başlar.

 

Greenberg için maymunlar hiçbir zaman yalnızca hayvan olmadı. Onlar, kültürel kodlardan, toplumsal rollerden ve görünüşe dair beklentilerden arınmış birer ayna işlevi görüyor. Sanatçının ifadesiyle, sanki bize bakıyor; bazen şaşkınlıkla, bazen de yargılar gibi.

 

Amerikalı fotoğrafçı Jill Greenberg, kariyeri boyunca portreyi hem ticari hem de sanatsal üretimin merkezine yerleştirdi. Tartışma yaratan End Times serisinde ağlayan çocuk portrelerini siyasal bir metafora dönüştürdü; Ursine serisinde ayıları stüdyo ortamında fotoğraflayarak insanın doğaya yüklediği anlamları sorguladı. Monkey Portraits*, End Times, Ursine ve sonraki projelerini kitaplar aracılığıyla da yayımlayan Greenberg, fotoğrafı sergi mekânının ötesine taşıyan üretimiyle tanınıyor.

 

*Monkey Portraits, insan ile diğer primatlar arasındaki biyolojik yakınlığı hatırlatan bir seri olmanın ötesinde, bakışın yönünü tersine çeviriyor. Fotoğraflara bakarken, farkında olmadan kendimizi izlemeye başlıyoruz. Belki de bu portreleri unutulmaz kılan şey, maymunların bize benzemesi değil; onlara bakarken kendimizi görmemiz.

 

PEUGEOT için yolculuk yalnızca bir noktadan diğerine ulaşmak değil, yeni perspektifler keşfetmektir. 212 Photography Istanbul kapsamında sergilenen Monkey Portraits, tıpkı markamızın ilham veren bakış açısı gibi, ziyaretçileri dünyayı ve kendilerini yeniden keşfetmeye çağırıyor.

 

Her şey tek bir portreyle başladı.

 

2001 yılında Jill Greenberg, bir reklam çekimi sırasında Katie adlı beyaz bir kapuçin maymununu fotoğrafladı. Çekim tamamlandıktan sonra, programda kalan kısa bir boşlukta onun bir portresini çekmeye karar verdi. Kontakt baskılar eline ulaştığında, karşısındaki yalnızca etkileyici bir hayvan portresi değildi. Katie’nin bakışlarında ve yüz ifadelerinde, insan davranışlarına dair yeni bir anlatının izlerini görüyordu. Bu rastlantı, sanatçının beş yıl boyunca farklı primat türleriyle çalışacağı Monkey Portraits* serisinin başlangıcı oldu.

 

İlk bakışta bu fotoğraflar maymun portreleri gibi görünür. Ancak biraz daha uzun bakınca, fotoğrafların konusu sessizce değişmeye başlar. Greenberg’in stüdyo ışığıyla kurduğu kusursuz portre estetiği de bu karşılaşmayı daha güçlü hâle getirir. İzleyici, maymunları antropomorfik bulmaktan çok, insan davranışlarının ne kadar hayvani olabileceğini düşünmeye başlar.

 

Greenberg için maymunlar hiçbir zaman yalnızca hayvan olmadı. Onlar, kültürel kodlardan, toplumsal rollerden ve görünüşe dair beklentilerden arınmış birer ayna işlevi görüyor. Sanatçının ifadesiyle, sanki bize bakıyor; bazen şaşkınlıkla, bazen de yargılar gibi.

 

Amerikalı fotoğrafçı Jill Greenberg, kariyeri boyunca portreyi hem ticari hem de sanatsal üretimin merkezine yerleştirdi. Tartışma yaratan End Times serisinde ağlayan çocuk portrelerini siyasal bir metafora dönüştürdü; Ursine serisinde ayıları stüdyo ortamında fotoğraflayarak insanın doğaya yüklediği anlamları sorguladı. Monkey Portraits*, End Times, Ursine ve sonraki projelerini kitaplar aracılığıyla da yayımlayan Greenberg, fotoğrafı sergi mekânının ötesine taşıyan üretimiyle tanınıyor.

 

*Monkey Portraits, insan ile diğer primatlar arasındaki biyolojik yakınlığı hatırlatan bir seri olmanın ötesinde, bakışın yönünü tersine çeviriyor. Fotoğraflara bakarken, farkında olmadan kendimizi izlemeye başlıyoruz. Belki de bu portreleri unutulmaz kılan şey, maymunların bize benzemesi değil; onlara bakarken kendimizi görmemiz.

PEUGEOT ART ON CARS

ERDAL İNCİ, OZAN TÜRKKAN, SELÇUK ARTUT

26 EYLÜL - 11 EKİM
📍 YAPI KREDİ BOMONTİADA GALERİ
 
PEUGEOT’nun tasarım, inovasyon ve yaratıcılığa verdiği önemi yansıtan Art on Cars, otomobili yalnızca bir ulaşım aracı olarak değil, sanatın ve kendini ifade etmenin bir tuvali olarak yeniden yorumluyor. Sanatçıların özgün bakış açılarıyla hayat bulan bu özel proje, çağdaş sanat ile mobilite dünyasını bir araya getirerek ziyaretçilere ilham veren benzersiz bir deneyim sunuyor.

 

“Bir sürüş, bir sanat eserine dönüşebilir mi?”

 

PEUGEOT Art On Cars projesi bu sorudan yola çıkıyor. Türkiye’nin dijital sanat alanındaki öncü sanatçıları Erdal İnci, Ozan Türkkan ve Selçuk Artut, dijital görüntü, algoritmik yapılar ve teknoloji etrafında şekillenen üretim pratiklerini araç yüzeyine taşıyor. Kolekta işbirliğiyle hayata geçirilen projede hareket, yolculuk, doğa ve teknoloji ortak bir yüzeyde buluşuyor.

 

Erdal İnci — Manzara Yankıları

Doğa ve teknolojiyi buluşturan Manzara Yankıları’nda yolculuk, manzaranın geride bırakıldığı değil, sürekli yeniden biçimlendiği bir deneyim. Erdal İnci’nin 360° kamera kayıtları, fotogrametri ve yapay zekâ ile dönüştürülmüş dijital topografyalar üzerinden gerçek doğa manzaralarından oluşturduğu katmanlı görüntüler, otomobili çevre, hareket ve dijital dönüşüm arasında işleyen bir arayüz olarak yeniden kurguluyor.

 

Ozan Türkkan — Lumina

İnsan ile makine, doğa ile dijital arasındaki buluşma noktasında şekillenen Lumina, geleceğin teknolojisi ile insan yaratıcılığının duygusal tarafını yan yana getiriyor. Ozan Türkkan’ın yapay zekâ ile birlikte ürettiği organik fraktal yapılar, genetik motifler, üç boyutlu dijital gridler ve ışık akışları otomobilin yüzeyinde birbirine eklenerek hafıza, hareket ve modernlik arasında değişen bir görsel yapı kuruyor.

 

Selçuk Artut — Rotanın Sessiz Dili

Selçuk Artut, Rotanın Sessiz Dili’nde çizgiyi hem görsel hem düşünsel bir başlangıç noktası olarak kullanıyor. “Çizgi” burada hem bir yol hem de statünün ve konforun temsil ettiği sınırların simgesi. Artut’un PEUGEOT markasını “çizginin rehberliğinde ilerleyen, ama o çizgiden çıkma cesaretine sahip” bir yaşam biçimi olarak ele almasından hareket eden çalışma, yapay zekâ işbirliğiyle üretilen doğa soyutlamalarıyla yolculuğun duyusal katmanlarını güçlendiriyor.

 

 

PEUGEOT ART ON CARS

ERDAL İNCİ, OZAN TÜRKKAN, SELÇUK ARTUT

26 EYLÜL - 11 EKİM
📍 YAPI KREDİ BOMONTİADA GALERİ

PEUGEOT’nun tasarım, inovasyon ve yaratıcılığa verdiği önemi yansıtan Art on Cars, otomobili yalnızca bir ulaşım aracı olarak değil, sanatın ve kendini ifade etmenin bir tuvali olarak yeniden yorumluyor. Sanatçıların özgün bakış açılarıyla hayat bulan bu özel proje, çağdaş sanat ile mobilite dünyasını bir araya getirerek ziyaretçilere ilham veren benzersiz bir deneyim sunuyor.

 

 

“Bir sürüş, bir sanat eserine dönüşebilir mi?”

 

PEUGEOT Art On Cars projesi bu sorudan yola çıkıyor. Türkiye’nin dijital sanat alanındaki öncü sanatçıları Erdal İnci, Ozan Türkkan ve Selçuk Artut, dijital görüntü, algoritmik yapılar ve teknoloji etrafında şekillenen üretim pratiklerini araç yüzeyine taşıyor. Kolekta işbirliğiyle hayata geçirilen projede hareket, yolculuk, doğa ve teknoloji ortak bir yüzeyde buluşuyor.

 

Erdal İnci — Manzara Yankıları

Doğa ve teknolojiyi buluşturan Manzara Yankıları’nda yolculuk, manzaranın geride bırakıldığı değil, sürekli yeniden biçimlendiği bir deneyim. Erdal İnci’nin 360° kamera kayıtları, fotogrametri ve yapay zekâ ile dönüştürülmüş dijital topografyalar üzerinden gerçek doğa manzaralarından oluşturduğu katmanlı görüntüler, otomobili çevre, hareket ve dijital dönüşüm arasında işleyen bir arayüz olarak yeniden kurguluyor.

 

Ozan Türkkan — Lumina

İnsan ile makine, doğa ile dijital arasındaki buluşma noktasında şekillenen Lumina, geleceğin teknolojisi ile insan yaratıcılığının duygusal tarafını yan yana getiriyor. Ozan Türkkan’ın yapay zekâ ile birlikte ürettiği organik fraktal yapılar, genetik motifler, üç boyutlu dijital gridler ve ışık akışları otomobilin yüzeyinde birbirine eklenerek hafıza, hareket ve modernlik arasında değişen bir görsel yapı kuruyor.

 

Selçuk Artut — Rotanın Sessiz Dili

Selçuk Artut, Rotanın Sessiz Dili’nde çizgiyi hem görsel hem düşünsel bir başlangıç noktası olarak kullanıyor. “Çizgi” burada hem bir yol hem de statünün ve konforun temsil ettiği sınırların simgesi. Artut’un PEUGEOT markasını “çizginin rehberliğinde ilerleyen, ama o çizgiden çıkma cesaretine sahip” bir yaşam biçimi olarak ele almasından hareket eden çalışma, yapay zekâ işbirliğiyle üretilen doğa soyutlamalarıyla yolculuğun duyusal katmanlarını güçlendiriyor.

GÖRÜNTÜNÜN PEŞİNDE

MUSTAFA SEVEN

3 EKİM CUMARTESİ, 16:00 - 18:00

📍 SOHO HOUSE

 

Mustafa Seven, dünyayı merak, keşif ve hikâye anlatıcılığı üzerinden yorumlayan fotoğraf pratiğiyle tanınıyor. PEUGEOT’nun tasarım, duygu ve keşif odaklı yaklaşımıyla kesişen bu özel seçki, ziyaretçileri farklı bakış açılarıyla yeni hikâyeler keşfetmeye davet ediyor.

Mustafa Seven moderatörlüğünde gerçekleşecek Görüntünün Peşinde, fotoğrafçı Mustafa Seven’in gözünden gezmenin, keşfetmenin ve karşılaşmaların izini sürüyor. Farklı coğrafyalarda dolaşırken bir fotoğrafçının neye baktığı, neyi beklediği ve bir anı nasıl kareye dönüştürdüğü üzerine samimi bir yolculuk. Gördüklerimiz kadar, gözden kaçırdıklarımızın da hikâyeye dahil olduğu bu söyleşi, fotoğrafın peşinden gitmenin gündelik keşiflerle nasıl iç içe geçtiğine odaklanıyor.

Kapasitesiyle sınırlıdır ve katılım için kayıt gereklidir.

 

GÖRÜNTÜNÜN PEŞİNDE

MUSTAFA SEVEN

3 EKİM CUMARTESİ, 16:00 - 18:00
📍 SOHO HOUSE
 
Mustafa Seven, dünyayı merak, keşif ve hikâye anlatıcılığı üzerinden yorumlayan fotoğraf pratiğiyle tanınıyor. PEUGEOT’nun tasarım, duygu ve keşif odaklı yaklaşımıyla kesişen bu özel seçki, ziyaretçileri farklı bakış açılarıyla yeni hikâyeler keşfetmeye davet ediyor.

Mustafa Seven, dünyayı merak, keşif ve hikâye anlatıcılığı üzerinden yorumlayan fotoğraf pratiğiyle tanınıyor. PEUGEOT’nun tasarım, duygu ve keşif odaklı yaklaşımıyla kesişen bu özel seçki, ziyaretçileri farklı bakış açılarıyla yeni hikâyeler keşfetmeye davet ediyor.

 

Mustafa Seven moderatörlüğünde gerçekleşecek Görüntünün Peşinde, fotoğrafçı Mustafa Seven’in gözünden gezmenin, keşfetmenin ve karşılaşmaların izini sürüyor. Farklı coğrafyalarda dolaşırken bir fotoğrafçının neye baktığı, neyi beklediği ve bir anı nasıl kareye dönüştürdüğü üzerine samimi bir yolculuk. Gördüklerimiz kadar, gözden kaçırdıklarımızın da hikâyeye dahil olduğu bu söyleşi, fotoğrafın peşinden gitmenin gündelik keşiflerle nasıl iç içe geçtiğine odaklanıyor.

Kapasitesiyle sınırlıdır ve katılım için kayıt gereklidir.

TAŞLARIN HAFIZASI

AZAT MERİÇ

27 EYLÜL PAZAR, 11:00 - 14:00
📍 KARAKÖY VAPUR İSKELESİ
 
Sanatçı Azat Meriç, eserlerinde birey, hafıza ve algı kavramlarını çağdaş bir bakışla ele alıyor. PEUGEOT’nun yaratıcılık ve inovasyon vizyonundan ilham alan bu özel proje, sanatın hareketle kesiştiği özgün bir deneyim alanı yaratıyor.

Sanat tarihçisi Azat Meriç’in rehberliğinde gerçekleşecek bu gezi, Haliç kıyısında Ceneviz döneminden Osmanlı’ya uzanan mimari bir keşif sunuyor. Karaköy Palas’tan başlayıp Perşembe Pazarı’nın tarihi dokusuna uzanan rota, İstanbul’un çok kültürlü kimliğinin izlerini yerinde takip ediyor.

 

Katılımcılar; Yer Altı Camii, Kamondo Merdivenleri, Yanıkkapı ve Mimar Sinan’ın eseri Rüstem Paşa Hanı gibi simge yapıların izini sürüyor. Yolculuk, Mimar Sinan’ın zarif çini işçiliğiyle öne çıkan Azapkapı Sokollu Mehmet Paşa Camii’nde son buluyor.

Katılım 20 kişi ile sınırlıdır.

 

TAŞLARIN HAFIZASI

AZAT MERİÇ

27 EYLÜL PAZAR, 11:00 - 14:00
📍 KARAKÖY VAPUR İSKELESİ

 

Sanatçı Azat Meriç, eserlerinde birey, hafıza ve algı kavramlarını çağdaş bir bakışla ele alıyor. PEUGEOT’nun yaratıcılık ve inovasyon vizyonundan ilham alan bu özel proje, sanatın hareketle kesiştiği özgün bir deneyim alanı yaratıyor.

 

Sanat tarihçisi Azat Meriç’in rehberliğinde gerçekleşecek bu gezi, Haliç kıyısında Ceneviz döneminden Osmanlı’ya uzanan mimari bir keşif sunuyor. Karaköy Palas’tan başlayıp Perşembe Pazarı’nın tarihi dokusuna uzanan rota, İstanbul’un çok kültürlü kimliğinin izlerini yerinde takip ediyor.

 

Katılımcılar; Yer Altı Camii, Kamondo Merdivenleri, Yanıkkapı ve Mimar Sinan’ın eseri Rüstem Paşa Hanı gibi simge yapıların izini sürüyor. Yolculuk, Mimar Sinan’ın zarif çini işçiliğiyle öne çıkan Azapkapı Sokollu Mehmet Paşa Camii’nde son buluyor.

Katılım 20 kişi ile sınırlıdır.

 

 
AKARETLER SERGİLEME ALANI
 
BOMONTİADA SERGİLEME ALANI
SERGİ MEKANLARI
Taksim Sanat
Eski Posta Hanı
212 Studıo
St. Benoît Kilisesi
Galata Rum Okulu
Taksim Sanat
Eski Posta Hanı
212 Studıo
St. Benoît Kilisesi
Galata Rum Okulu
Pera Müzesi
Soho House
Akaretler No: 5
Yapı Kredi bomontiada
Türkiye Fransız Kültür Merkezi İstanbul
Pera Müzesi
Soho House
Akaretler No: 5
Yapı Kredi bomontiada
Türkiye Fransız Kültür Merkezi İstanbul
Kasa Galeri
Anna Laudel
Art Han
Art ON
Offgrid Art Project
Kasa Galeri
Anna Laudel
Art Han
Art ON
Offgrid Art Project
EVİN
Collect Gallery
Galeri 77
Oktowallz
Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı
EVİN
Collect Gallery
Galeri 77
Oktowallz
Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı
Fotohaus Karaköy

Abbasağa Parkı

 

Komünite
Minoa Pera
Yeldeğirmeni Sanat
Zorlu Performans Sanatları Merkezi
Babylon
FİLBooks
Ruzy Gallery
Karaköy Pıer
Manifaturacılar Çarşısı
Saint Benoît Fransız Lisesi
Bilet ve diğer tüm detaylar için 212 Photography İstanbul sitesini ziyaret edebilirsiniz.